Merhaba Dünya

Merhabalar herkese,
Önce neden buradayım, burası nasıl bir yer, onu açıklamak isterim. Hemen bir hikayeyle başlıyorum.
Yaklaşık 10 yıldır profesyonel olarak bulut uygulamaları geliştiren bir bilgisayar mühendisiyim. Peki bu bölümü neden okudum? Kesinlikle oyun yapmak için. Evimiz cadde üzerindeydi, sokağa pek çıkamazdım. Ailem de sanırım evdeki küçük erkek çocuğunu zapt etmekten bezmiş olacak ki (bir kız babası olarak şimdi onları çok iyi anlıyorum), çok küçük yaşta önüme bir bilgisayar koydular.
Hatırladığım kadarıyla masaüstü ortamı bile yoktu, sadece komut satırı. Ama o siyah ekran ilgimi çekmişti. İlerleyen yıllarda renkler geldi, oyunlar geldi derken tam bir bilgisayar müptelası oldum. O zamanlar Steam yok tabii; Age of Empires, Crazy Taxi, Warcraft, Carmageddon, Worms... Sokak sokak CD’ci aradığım çocukluk maceralarım. Büyüdükçe hayatımın bu eksenden ayrılmaması gerektiğini fark ettim. Matematik yatkınlığım da sağ olsun, 6 yaşından üniversiteye kadar "bilgisayar okuyacağım" gazıyla geldim ve başardım.
Okul biterken, aslında oyunlar kadar işin teorisinden, mutfağından da haz aldığımı fark ettim. Özellikle mikroişlemciler, işletim sistemleri ve yapay zeka beni içine çekiyordu. O zamanlar LLM'ler (Büyük Dil Modelleri) yok tabii; bizim yapay zeka dediğimiz şey meşhur A* (A-Star) algoritmasından ibaret. Bitirme tezi olarak yapay zeka metotlarını kullanarak melodi üreten bir uygulama yapmıştım. Çalıştığını görünce gözüm başka bir şey görmez olmuştu. Akademide devam etmeyi bile düşündüm.
Peki sonra ne oldu?
Para kazanmaya başladım. Bizim mezun olduğumuz dönemde talep çoktu; LinkedIn’den her gün başka bir firma "Fırsatları değerlendirdiğin bir dönemde misin?" diye yazıyordu. 23 yaşındasın, aksi düşünülebilir mi? Ben de fırsatları değerlendirdim. Piyasada mühendis ihtiyacının en yüksek olduğu alan bulut yazılım geliştirme tarafıydı. Başka havalı disiplinler olsa da holdingler, kamu ve teknoloji devleri hep buluttaydı. Ben de bu yolun yolcusu oldum. Bu paragraf hafif sitemkar tınlamış olabilir ama hayır; oldukça tatminkar ve eğlenceli bir kariyer geçirdim.
Fakat anlattığım üzere yapay zekayla vedalaşmıştık. Java yazıyor, biraz Linux kurcalıyor, biraz veritabanı yönetiyordum. Analistler iş veriyor, testçiler test ediyor derken yıllar geçti. Ve sonra LLM'ler hayatımıza girdi.
Hani çocukken sizin için çok kıymetli bir şeyi yıllar sonra tavan arasında bulursunuz da duygulanırsınız ya... OpenAI'ın ilk GPT versiyonuyla yazıştığımda benzer karmaşık duygular yaşamıştım. Hem büyük bir hayranlık duymuş, hem konunun geldiği noktayı görüp treni kaçırdığımı hissetmiştim. Bir miktar da bu işin gidebileceği yerleri hayal edip heyecanlanmıştım. Bir ara hobi projesi olarak Iron Man'in Jarvis'ini yapmaya çalışmış, en azından öykünmüştüm. O dönem kendi kendime "makine zekası" diye bir şeyin var olamayacağına ikna olmuştum ama önümdeki ChatGPT bu inancımı yıkıyordu. Bir yazılıma "Kader nedir?", "Tanrı var mıdır?" gibi şeyler soruyordum ve tatmin etmese de cevaplıyordu. Bu bambaşka bir şeydi.
LLM'lerin potansiyeli beni heyecanlandırmıştı ama teknoloji beklediğimden de hızlı gelişti. Üstüne bir de kripto para tufanı yaşanınca, olan benim gibi ekran kartı alıp oyun oynamak isteyenlere oldu. Gelişmeler o kadar hızlandı ki, yaklaşık 1.5 yıl önce "Acaba bu teknoloji işimizi elimizden alacak mı?" demeye başladık. O günden beri bu soru daha gürültülü ve sinir bozucu hale geldi.
Ben de uzun zamandır boş vaktimde oyun yapmaya çalışıyorum. Bir tane bitirdim ama içime sinmediği için yayınlayamadım. Hem hobi olarak oyun dünyasının içinde olmak istiyorum hem de bu sektörde ciddi bir potansiyel olduğuna inanıyorum. Sürekli mekanikler, hikayeler, düşük prodüksiyonlu modeller düşünüyorum. Özellikle Balatro, bana bu işin çok da büyük sermaye gerektirmediğini kanıtladı.
Gemini 3 de tanıtılınca "Tamam," dedim, "Oyun yapma vakti geldi." Ancak Gemini ile proje üzerine sohbet ederken konu döndü dolaştı maliyetlere geldi ve Oracle Cloud'un "Always Free" katmanıyla iyi kaynaklar verdiğini öğrendim. İşte o an bir duraksadım. Oyun geliştirmek benim için hala biraz bulanık bir alan ama web ve bulut benim ana vatanım. "Neden önce bildiğim sularda yüzmüyorum?" dedim. Kodu tamamen AI'a yazdıracağım ilk projenin, hatasını sevabını bildiğim, kontrol edebileceğim bir alanda olması daha güvenli geldi. Eskiden kişisel bloglar çok meşhurdu, neden bir tane de ben yapmayayım?
Ve işte buradayım. Oyun yapmak için yola çıkıp, Oracle Free Tier'ı görünce rotayı buraya kırdım. 10 yıllık bilgisayar mühendisiyim ve neredeyse tek bir satır kodunu kendim yazmadığım blog sayfamda, ilk yazımı yazıyorum. İnsanlık için küçük ama benim için büyük bir adım.
İlk yazımı burada noktalıyorum. Devam eden yazılarda da bu tonda, karşıma çıkan konuları kendi gözümden; bir mühendis, bir oyuncu ve bir baba olarak aktarmak istiyorum.
Görüşmek üzere.


Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Giriş yaptıktan sonra bu yazıya yorum bırakabilirsiniz.